İktidarın, hükümetin ya da akepenin diye başlayan cümleler kurmanın ne denli saçma hatta aptalca olduğunu biliyorum elbette. Ama o bilme halinin yerini hissedişe bırakması nispeten yeni bir durum. Özellikle Suriye meselesinde verilen akıldan ve öngörüden uzak, dış politika realitesinden ve geleneğinden yoksun, kişisel ve duygusal kararların sonuçları, bu ülkede her şeyin ondan ibaret olduğunu çok net biçimde hissettiriyor Partiymiş, hükümetmiş yok öyle şeyler Über müber bile yok PCB var O’nu herşeyin üstünde sananlar da yanılıyorlar O herşeyin tam da kendisi O bir parti O bir iktidar, bir hükümet, O bir yasa yapıcı, O bir yargılayan ve karar veren O kendi kararını denetleyen O bir devletRead More →

Cumhurbaşkanının küçük bir ordu miktarınca danışmanı ne iş yapar anlamak zor. Reis Boğaziçi Üniversitesindeki öğrencilerin tavırlarını yanlış bulabilir elbette. Ama Allahaşkına “böyle yapmakla o eylemi asıl siz büyütüyorsunuz” diyebilecek bir kişi bile yok mu etrafında?‬‬ ‪“Kimsenin umurunda olmayan ve dünyanın her ülkesinde olağan bir itiraz olan ‘savaş karşıtlığının sesini’ bütün ülkenin, hatta dünyanın duymasını siz sağlıyorsunuz” diyebilecek birinin olmaması bu ülkenin talihsizliği değil mi?‬‬ ‪Bunları söylemeyenlerin “bari polis filan göndermeyin” demesini beklemek saçma olur eminim ama “keşke ve bari polis gitmeseydi” Çünkü savaşa karşı olmak, savaşa girmiş her ülkenin yüzleştiği bir durumdur ve genellikle bu eylemlerin failleri terörist filan ilan edilmezler‬‬. Vietnam savaşında yada Irak’ınRead More →

AKPartinin MHP ile “cumhur ittifakı” kurarak, ortaklarını yarı yolda bırakma konusunda hayli kabarık bir sicili olan Bahçeli’nin ipiyle kuyuya inme cesareti göstermesi zor izah edilir bir durum gibi görünüyor. Seçim zamanlarında hep en vurucu, en akıcı, en unutulmaz ve hem akla hem de kalbe hitap eden sloganlar seçen Sayın Erdoğan’ın, Bahçeli tarafından önerilen bu ruhsuz, soğuk, bir şey vaad etmeyen, melodisi ve ışığı olmayan böylesine gri bir isimlendirmeye razı olması da hayli ilginç. Eğer Bahçeli’nin niyeti ittifakı sabote etmek değilse -ki bundan emin değilim- “ cumhur ittifakı” tanımının hiçbir yerinde siyasi zekanın parmak izine rastlamanın mümkün olmadığını söyleyebilirim. Ancak aynı değerlendirme ittifak için geçerli değil.Read More →

İstismar, “iyi niyeti kötüye kullanma ve/ya sömürme” anlamlarını taşıyor. Basit bir güven meselesi yada ekonomik bir çıkar sağlamayı çağrıştıran kavramın bu şekliyle zihinlerde herhangi bir ağırlığı yok. Bu nedenle “cinsel istismar’a” dönüşmüş hali de olayın vehametini anlatmaktan oldukça uzak. Cinsel şiddet kavramı için de benzer şeyler söylemek mümkün. Bu yüzden önce şu “cinsel istismar” kavramından kurtulmamız ve kapsadığı cinsel suçları toplumsal algıda anlaşılabilir kılmamız gerektiğini düşünüyorum. Ancak yazının konusu bundan çok tartışmaları devam eden “hadım etme” meselesi. Tecavüzcülerin idamına bile koşulsuz destek vermeye hazır olan toplumun öyle kimyasallarla filan değil, bilinen anlamıyla “hadım etme” ve hatta “kesip atma” cezasını da destekleyeceğinden şüphem yok. İşin doğrusuRead More →

Türkiye’nin Suriye’de ne işi var diye soranların önce Amerika Birleşik Devletlerinin, Rusya’nın, İran’ın , Suudi Arabistan, Almanya, Fransa hatta İsrail’in Suriye’de ne işi var diye sorması kaçınılamaz bir zorunluluktur. Çünkü Ortadoğu’daki bu mini dünya savaşından en çok etkilenen ve etkilenecek ülke önce Suriye sonra da Türkiye’dir. Ne işi var sorusunun merkezine ABD’yi koyup başlıyoruz. IŞİD karşıtı koalisyona öncülük ettiği dönemlerde Suriye’deki aşırı gurupları ortadan kaldırmak ve Esad’ı göndermekten bahseden ABD’nin, şimdiki dönemde önceliklerinin değiştiğini görüyoruz. Artık Esad’ın gitmesi bir ön şart olmaktan çıkmış durumda. ÖSO dahil muhalif guruplara verdiği desteği ise PYD-YPG ile sınırlayıp, bunlardan 30.000 kişilik ağır silahlarla donanmış bir ordu kurarak hemen şimdiRead More →

Konuşmaktansa yapmayı tercih eden Ruslar, YPG ve Şam’ın anlaştıkları ve Suriye ordusuyla birlikte Afrin’e girme kararı aldıklarına ilişkin iddiaları değerlendirirken ilginç tespitlerde bulunmuşlar. Rus parlementer Vladimir Şamanov, “Burada Türkiye’nin çıkarları olduğu yadsınamaz. Üstelik Afrin Türkiye’nin sorumluluk bölgesi ve garantör ülkelerden biri de Türkiye. Bu yüzden garantörlerin bir araya gelmeleri gerekir. Yani Rusya İran ve Türkiye bir masaya oturmalı. Türkiye’nin çıkarlarını gözardı etmeyen bir anlaşma yapılmalı” demiş. Rus doğubilimci Sergey Demidenko ise “Suriye ordusu Afrin’e girmez çünkü bunun Türkiye ile savaş tehdidi taşıdığını bilir. Suriye’nin Esad yanlısı paramiliter guruplara güvenerek savaşa girmesi akıllıca olmaz. Çünkü Esad’ın düzenli ordusundan geriye çok az birlik kaldı” diyen Demidenko “BuRead More →