İktidarın, hükümetin ya da akepenin diye başlayan cümleler kurmanın ne denli saçma hatta aptalca olduğunu biliyorum elbette. Ama o bilme halinin yerini hissedişe bırakması nispeten yeni bir durum. Özellikle Suriye meselesinde verilen akıldan ve öngörüden uzak, dış politika realitesinden ve geleneğinden yoksun, kişisel ve duygusal kararların sonuçları, bu ülkede her şeyin ondan ibaret olduğunu çok net biçimde hissettiriyor Partiymiş, hükümetmiş yok öyle şeyler Über müber bile yok PCB var O’nu herşeyin üstünde sananlar da yanılıyorlar O herşeyin tam da kendisi O bir parti O bir iktidar, bir hükümet, O bir yasa yapıcı, O bir yargılayan ve karar veren O kendi kararını denetleyen O bir devletRead More →

Gerçek şu; Ülkede hukukla adalet arasındaki mesafe her geçen gün biraz daha açılır oldu. Hukukta önce Fetöcülerin, sonrada Fetöyle mücadelenin yarattığı tahribat tam bir yıkıma dönüşmüş durumda. Son gerileme olarak AYM’nin hak ihlali kararına rağmen Ceza Mahkemeleri Şahin ALPAY ve Mehmet ALTAN’ın tutuk hallerinin devamına karar verdi. Öncelikle ceza mahkemelerin verdiği tutukluluğun devamı kararlarının hukuka uygun olmadığını belirtmem gerekiyor. Çünkü Anayasamızda yer alan bireysel başvuru hakkı, bireyi böylesi durumlardan koruma amacını bünyesinde barındırmakta ve bu açıdan AYM’yi doğrudan ve doğal olarak bütün adli mahkemelerin üstü konumuna getirmektedir. Adli mahkemeler AYM kararlarının tartışılabileceği mecralar değildir. Yine AYM’nin görev ve yetki sınırlarının çerçevesini çizmek yerel mahkemelerin haddiRead More →