Bu seçim sadece muhalefet için değil, iktidar için de “baskın seçim” olmuş anlaşılan. Önceki seçimlere bakınca nerdeyse hiçbir hazırlıklarının olmadığı anlaşılıyor. Seçim şarkıları yok, seçim coşkuları yok. Psikolojik üstünlüğü muhalefete kaptırmış durumdalar ve “onbeşliler hareketinde” kelimenin tam anlamıyla paniklediler ve bunu gizlemeyi bile beceremediler. Önceki dönemlerin şaşalı seçim açılışlarının yerini bu yıl “Ahdim olsun ki” temalı ve hukuta “tevil yollu ikrar” olarak tanımlanan itiraflar aldı. Yapmaya ahdettik denilenler 16 yılda yapılamayan ve hepimizin hayatını zorlaştıran problemlerin listesi gibiydi. Kontrol altındaki bunca televizyon, bunca gazeteye rağmen anket sonucu bile yayınlanamıyor. Afrin haberleri bile yok basında. Ceset saymaktan da vazgeçilmiş durumda. AKParti tarihinde ilk kez seçim kaybetmeRead More →

Görünen şu ki; Cumhurbaşkanlığı seçiminde karşısına kimin rakip olarak çıkmasına karar verecek kişi Reis olsaydı, ilk tercihi Sn.KILIÇDAROĞLU, sonra sırasıyla Sn.İNCE ve Sn.BÜYÜKERŞEN olurdu. Reis’in Sn.KILIÇDAROĞLU’na aday olması yönündeki çağrılarında haksız olduğunu söylemek mümkün değil. Ne de olsa Sn.KILIÇDAROĞLUnun adaylığı seçimi kazanmasının en garantili yolu. Çünkü %70’i sağ seçmen olan bu ülkede CHP’li bir adayı dövmek o kadar kolay ki, hiçbir siyasetçi ve doğal olarak Reis’de bu lüksten vazgeçmek istemez. Neden kolay? Birincisi CHP’liler kavga etmeyi bilmiyorlar. Sonra fazla naifler, kurallara bağlılıklarının ayaklarına bağ olduğunun farkında değiller. Bu ülkede kurultayla genel Başkan değiştirmeyi becerecek kadar da demokratlar. Öte yandan bu demokratlıklarına karşın sanıldığı ve kendilerininRead More →

Cumhurbaşkanının küçük bir ordu miktarınca danışmanı ne iş yapar anlamak zor. Reis Boğaziçi Üniversitesindeki öğrencilerin tavırlarını yanlış bulabilir elbette. Ama Allahaşkına “böyle yapmakla o eylemi asıl siz büyütüyorsunuz” diyebilecek bir kişi bile yok mu etrafında?‬‬ ‪“Kimsenin umurunda olmayan ve dünyanın her ülkesinde olağan bir itiraz olan ‘savaş karşıtlığının sesini’ bütün ülkenin, hatta dünyanın duymasını siz sağlıyorsunuz” diyebilecek birinin olmaması bu ülkenin talihsizliği değil mi?‬‬ ‪Bunları söylemeyenlerin “bari polis filan göndermeyin” demesini beklemek saçma olur eminim ama “keşke ve bari polis gitmeseydi” Çünkü savaşa karşı olmak, savaşa girmiş her ülkenin yüzleştiği bir durumdur ve genellikle bu eylemlerin failleri terörist filan ilan edilmezler‬‬. Vietnam savaşında yada Irak’ınRead More →

Küresel değerlere göre siyaset uzlaşı, hoşgörü ve saygı eşliğinde icra edilen bir yönetme sanatıdır. Yerli ve milli değerlere göre koşulsuz teslimiyet, sınırsız sadakat ve izahsız bir bağımlılıktır. Küresel değerlere göre seçimler insanların özgür iradelerinin ortaya çıkmasını sağlayan ve dürüstlük altyapısı üzerine kurulu organizasyonlardır. Yerli ve milli değerlere göre rakip partiyi şapa oturtma ve seçmen iradesine kazık atma zamanının geldiğini gösteren takvim dönemidir. Küresel değerlere göre siyasi partiler demokrasinin vazgeçilmez unsurları, olmazsa olmazlarıdır. Yerli ve milli değerlere göre liderlerin babasının malı, çocuklarının çiftliğidir. Küresel değerlere göre parlamento, yasaların enine boyuna tartışıldığı, konuşulduğu iyi ve doğru olanların birlikte çıkarıldığı ve millet iradesinin kol gezdiği yasama binalardır. YerliRead More →

Gerçek şu; Ülkede hukukla adalet arasındaki mesafe her geçen gün biraz daha açılır oldu. Hukukta önce Fetöcülerin, sonrada Fetöyle mücadelenin yarattığı tahribat tam bir yıkıma dönüşmüş durumda. Son gerileme olarak AYM’nin hak ihlali kararına rağmen Ceza Mahkemeleri Şahin ALPAY ve Mehmet ALTAN’ın tutuk hallerinin devamına karar verdi. Öncelikle ceza mahkemelerin verdiği tutukluluğun devamı kararlarının hukuka uygun olmadığını belirtmem gerekiyor. Çünkü Anayasamızda yer alan bireysel başvuru hakkı, bireyi böylesi durumlardan koruma amacını bünyesinde barındırmakta ve bu açıdan AYM’yi doğrudan ve doğal olarak bütün adli mahkemelerin üstü konumuna getirmektedir. Adli mahkemeler AYM kararlarının tartışılabileceği mecralar değildir. Yine AYM’nin görev ve yetki sınırlarının çerçevesini çizmek yerel mahkemelerin haddiRead More →