Gecenin birinde 5-0  biten bir maçtan sonra canım hiçbir şey yazmak istemedi O yüzden maç yazısını bugüne bıraktım Aslında sorun skorda değil çünkü PSG her takıma bunu yapabilme potansiyeline sahip, iyi bir ekip. Nitekim yaptılar da. Rövanşta kendilerine altı gol atabilecek kadar güçlü olan Barcelona gibi bir devi bile 4-0 yendiler Sorun, ilk 20-25 dakikada direniyormuş gibi yapan yediği ilk golde dağılan, ikinci golde panikleyen Galatasaray’da ve formsuzluğunun zirvesindeki Fatih Hoca’da. Takımdaki eksiklerden, rakibin kadro değerinden ve kadro kalitesinden söz ederken haklıydı. Draxler’in Cavani’nin yedekte olduğu bir takımdan bahsediyordu. Ama gerçekte sorun bunların hiçbiri değil ve bütün Galatasaray taraftarları farklı biçimlerde de olsa bunu hissediyor.Read More →

Ülkenin en önemli problemleri nedir sorusuna verilecek ortalama cevaplar şunlar olur Enflasyon, İşsizlik, Terör, Döviz, Ekonomideki çöküş, Dibe vurmuş adalet, Dış politika tutarsızlıkları, Suriye, S-400’ler F-35’ler vs vs Listeye eklenecek birçok kalem daha var ama bu liste ne kadar uzarsa uzasın listedeki hiç bir şey gerçek sebebin kendisi olma vasfına sahip değildir. Bunlar ülkedeki ana problemlerin çocukları ya da sonuçlarıdır Bu ülkenin an itibariyle iki ana problemi olduğuna inanıyorum. İlki, daha birinci yılında tıkanan ne idüğü belirsiz cumhurbaşkanlığı hükümet sistemi, İkincisi, işe yarar insan kaynaklarını tüketerek tıkanan akepedir İlkiyle devam edelim. Cumhurbaşkanlığı hükümet sistemini problem haline getiren şey sadece meclisten kopması değil aynı zamanda izoleRead More →

Yeryüzünde şu anda Türkiye’ye en çok düşmanlık, kin ve husumet besleyen ülke hangisidir sorusunun cevabı tartışmasız Suriye’dir. Hatta Esad ve onun ülkesi Suriye’nin Türkiye ve Erdoğan nefreti o denli büyüktür ki sudan bir nedenle savaşma ihtimalimiz bile çok yüksektir. Ordumuzun çeşitli gerekçelerle sınırlarından içeri askeri harekat düzenlediği ülkedir Suriye Kontrol altına alınan yerleşim birimlerine yönetici atadığımız ülkedir. Kısacası Suriye’nin Türkiye ile savaşa tutuşmak için çok fazla sayıda nedeni mevcuttur. Mevcut konjonktür Suriye’nin bir iç savaştan, yorgun, harap ve zayıflamış olarak çıkması nedeniyle devam ettirilebilmektedir. Ancak bu halin sonsuza dek sürmeyeceğini herkes bilmektedir ve bilmelidir Mevzuya virgül koyup sürekli söz edilen üst akıl meselesine geçiyorum. HaniRead More →

Tanrı’nın lider olsun diye yaratmadığı adamlardan zoraki lider çıkarmaya çalışanlar kimlerdir, kime hizmet ederler bilmem. Ama Bahçeli ve Kılıçdaroğlu’nun kumaşlarında mikroskobik boyutta dahi liderlik vasfının olmadığından zerre kadar şüphem yok. Haklarını yemeyelim talimat vermekten çok talimat almaya yatkın halleriyle “iyi memur” olurlardı, lider değil. Kılıçdaroğlu’nun 8 yıllık CHP Genel Başkanlığında “Adalet yürüyüşü ve İyi Partiye 15 Mv göndermesi” dışında kayda değer bir tek icraat yok. Kaç seçim kaybetti mevzusuna girmeyeceğim, konu başka Bahçeli’ye gelince; 21 yıldan beri GÜL’ün CB’lığı konusunda millete dayatılan 367 saçmalığını bertaraf etmek dışında yaptığı hiç birşeyin makul bir açıklaması yok. Tutarsızlığı tez konusu olabilecek boyutlarda. 2002’den beri Erdoğan’ın siyasi kariyerindeki herRead More →

“Hastalıklarından ve zayıflıklarından arındırılmış parlementer demokrasiye” dönüş yapılması gerektiğine inandığımı birkaç kez yazdım. Akşener ve Kılıçdaroğlu meramımı daha iyi anlatan ve hedefi daha iyi tanımlayan bir kavramda anlaşmışlar. “İyileştirilmiş parlementer demokrasi” Tanımlamanın içinde İYİ geçtiği için projenin isim anasının Akşener olduğunu tahmin etmek zor değil. Öte yandan Muharrem İnce’nin tanımlamayı star televizyonundaki programda öğrenmesi ilginçti. Ama ilk kez duymasına rağmen “kulağa hoş geliyor” diye karşılaması da oldukça yerindeydi. Kulağa hoş gelmesi dışındaTürk tipi başkanlık sistemimiz iyileşmeyecek kadar hastalıklı bir sistem olduğu için parlementer sistemi iyileştirmek dışında bir seçeneğimiz olduğunu da sanmıyorum. Aslında parlamenter sistemin hastalıkları devlet sırrı değil. Herkes ne olduğunu gayet iyi bildiği haldeRead More →

Normal koşullarda Hürriyet gazetesinde en iyi ihtimalle -ve belki- muhabirlik yapabilecek donanıma sahip torpilli gazetecilerinden biri olan A.Kadir SELVİ, bugünkü yazısında CHP’den 15 milletvekilinin İYİ Partiye geçmesini değerlendirmiş! Ancak yerel bir gazetede kendisine yer bulabilecek kadar birikime ve lise seviyesinde kompozisyon yazabilecek kadar dil bilgisine sahip SELVİ yazısını, “Uğruna darbeler yapılıp, muhtıralar verilen Cumhurbaşkanlığı seçiminin muhalefete bırakılmayacak kadar önemli bir iş olduğu görüldü. Ama asıl önemli olan: Millet bu işe ne diyecek?” diyerek bitirmiş. Garip olan şu ki, SELVİ yazısının bundan önceki bölümlerinde, Cumhurbaşkanlığı seçiminin “neden” muhalefete bırakılmayacak kadar önemli bir iş olduğuna ilişkin tek satır bile yazmamış. Tam tersine “Pazartesi günü İYİ Parti’nin seçimlereRead More →