1/İçinde hizmet, vatan, millet, ümmet, bayrak, yerli, milli ve beka kelimelerinden biri ya da bir kaçı geçen cümlelere dikkat etmelisiniz. Muhtemelen farkındalığınızın ayarlarıyla oynanıyordur. Bu kavramların her birine yüklenen anlamın ağırlığı, aklımızı bloke etmeye yeterli olduğu için, zihin kontrolüne ihtiyaç duyanların şarjöründe (gerektiğinde iki kaşımızın ortasına sıkılmak üzere) mermi niyetine bolca bulundurulduğunu bilmelisiniz. 2/İçinde bu kavramlar geçen cümleleri kuranların kim olduklarına dikkat etmelisiniz. Son kullanıcı sokaktaki, kahvedeki vatandaş ise muhtemelen doğru olduğuna inandırıldığı şeylerden söz ediyordur. İnanıyor olması inandıklarının ve söylediklerinin doğru olduğu anlamına gelmese de, muhatap olduğunuz zihnin kayıp olduğu gerçeğini teyid etmektedir. Fark yaratma yetenekleri iğdiş edilmiş, böylelikle benzerleri arasında görünmez, fark edilmezRead More →

Teknoloji çağının ve Endüstri 4.0 döneminin baş fetvacısı Hayrettin Karaman, büyük bölümüne katıldığım yazısında şöyle yazmış; “İslam tarihi boyunca bütün ulemaya bugün de İslâmî ilimler alanında çalışan Müslümanların kahir ekseriyetine göre İslam ile laiklik bağdaşmaz” Doğrudur ve bağdaşır diyenler yanılıyorlar Gerçek şudur; Özelde islam, genelde semavi dinlerin hiçbiri, laiklik ile bağdaşmaz. Ama laiklik, islam ve diğer bütün dinlerle bağdaşır. Dinler laik seküler bir yaşama izin vermez. Çünkü o hayatın her alanını zaten düzenlenmiştir ve başka bir düzenleyiciye dini bir sistem içerisinde yer yoktur. Ayrıca dinin doğruları, doğası gereği tartışmaya açık değildir. Kaynağı vahiy olan kuralların yaygınlaştırılması, anlatılması ve uyulmasının sağlanması, ödülü cennet olan kutsal birRead More →

Geçmiş dönem İl valilerimizden biri. Hastalık derecesinde fanatik FB’li. Şimdi olduğu gibi o zamanlarda da Fenerbahçe sürünüyor olsa bile her koşulda bizi (GS)yenmeye devam ederdi. Her Fener maçından sonraki gün cep telefonum çalar, ekranda Valiliğin sabit numarasını görünce açmazdım. Ne çare 3 dakika sonra sekreter telaşla “vali bey arıyor” derdi. Önce kahkahası sonra keyiften her zamankinden daha gür bir sesle “nassı koduk ama” diye soran sesi gelirdi. Ardından bu cümle için ara verdiği kahkahasını tamamlardı.  ‘Ama olmuyor böyle sayın valim?’ ‘Neden olmuyor, bak oldu dün akşam gayet iyi koduk’ ‘Yarın biz yensek?’ ‘Rüyanda anca rüyanda’ ‘Ya yapsak?’ ‘E kırkta bir olsun ne olacak ki?’ ‘ArayıpRead More →

Biz bir gece ansızın gelebiliriz demeye devam ederken abd bir anda ansızın Suriye’den çıkıyoruz dedi ve askerlerini çekmeye başladı. Bu alışılagelmiş bir durum olmamakla beraber bölgedeki Kürtler için tarihin tekerrürü olarak tanımlanabilir. ABDnin bu karardan önce kimlerle hangi anlaşmalar yaptığını bilmemiz mümkün değil. Hiç şüphesiz bir akşam rüya görüp sabahında Suriye’den çıkma kararı alınmamıştır. Ancak bu anlaşmanın Türkiye ile olduğu konusunda endişelerim var. Çünkü bölgede 70.000 kişilik bir ordu kuran ve bunlara ağır silahlarla donatılan ABD’nin bizimle bir anlaşma yapıp bölgeden çekilmesi akla yakın durmuyor. Bu çekilme kararını bölgeden çok kime yarayacağı sorusunun cevaplarına bakmak lazım! Kim kazandı? Sıralamak gerekirse; 1- Suriye ve Esat 2-Read More →

Akşener’e CB yardımcılığı teklif edileceğine dair sosyal medyada çıkan haberler iki tarafça da yalanlansa da haberin doğru olmasını gönülden isterdim. Hatta yetmez Temel Karamollaoğlu, Muharrem İnce ve Selahattin Demirtaş‘a da Cumhurbaşkanı yardımcılığı teklif edilmesini öneriyorum. Olur mu öyle şey? Olmaz elbette. Koalisyonlara öcü gözüyle bakılan, iktidar olmak ve iktidarda kalmak için her şeyin ama her şeyin yapılabildiği, seçim sonuçlarının açıklanmasından sonra, kadınlı erkekli şehir magandalarının sabahlara kadar sokaklarda zafer kutlaması diye kurşun yağdırdığı, seçimin bir “harp” gibi algılandığı ve bu nedenle seçim kazanmak için harpte her türlü hilenin mübah olduğunun söylendiği bir ülkede böyle şey rüyada bile olmaz. Yani bunca meşakkate katlandıktan sonra iktidarı gelRead More →

Öncelikle; İnsanlığın icad ettiği en zalim kurumun Ordu olduğuna inandığımı belirtmeliyim. Ancak ve yazık ki ülkelerin, devletlerin milli ordulara duyduğu ihtiyacın hala ne denli gerçek olduğunu da gözden kaçırmak mümkün değil. Yeryüzünün parselleyen ve ulus şeklinde örgütlenen devletler hala bir diğeri için tehdit oluşturuyorlar. Trump’ın, Putin’in, Cinping’in, Esad’ın ve benzerlerinin devlet başkanı olduğu bu zaman diliminde, insanlığın gerçek vatanının gezegenimiz olduğu duygusuna henüz yaklaşan olmadığı için devletler savunma bakanlığı adı altında saldırı bakanlıkları ve milli ordular oluşturmaya devam ediyorlar ve daha uzun süre devam edecekler gibi görünüyor Geliyorum asıl mevzuya, yani bedelli askerliğe. 24 Haziran seçim tarihi yaklaştıkça önceki seçimlerde burnundan kıl aldırmayan iktidarın “gündemimizdeRead More →