Uzun ve süslü cümleler kurmadan söylemek gerekirse; Ak Parti, başına gelen en büyük felaketin Devlet Bahçeli olduğunu er veya geç anlayacaktır. İkincisi de “akepelileşmedir” İlkinden başlayalım. CB Hükümet sistemi denilen Türk tipi ne idüğü belirsiz “Başkanlık Sistemini” tedavülden kalkmışken yeniden ülkenin gündemine sokan kişidir Bahçeli. Üstelik başkanlık sistemi ve müstakbel başkan aleyhine kavgada söylenmeyecek laflar ettikten sonra, patinaj bile yapmadan, izahsız bir U dönüşü gerçekleştirerek yapmıştır bunu. Hiçbir şey talep etmemiş, hiçbir beklentisinin ve isteğinin olmadığını söylemiştir. Başkan olarak Erdoğan’ı desteklediğini ilan ederek, başkanlık hedefine kilitlenmiş muhatabını adeta kendisiyle ittifaka mecbur etmiştir. Cumhur ittifakının ilanından sonra “ Baraj artık %51’dir” cümlesi AKP’nin uyanması için yeterliRead More →

İhtimal odur ki, Arda Turan bir dönem Türkiye’nin en sevilen futbolcusu ve belki de en sevilen insanıydı. Aşırı fanatik çok küçük bir zümre dışında ülkede futbolu seven sevmeyen her insan için Arda, bu ülkeyi yurt dışında başarıyla temsil eden genç bir figürdü. Özellikle Atletico Madrid ve Barcelona’da oynadığı yıllarda olağanüstü işler yapmış, iki Uefa kupası, bir süper kupa, iki La Liga şampiyonluğu, son saniyede kaybedilmiş bir şampiyonlar ligi finali, üç kral kupası, iki İspanya kupası, bir yığın gol ve tonlarca asist biriktirmişti. Öte yandan futbol piyasamızın yabancıların radarına takılmasını sağlayan kişide Arda’ydı. Birçok futbolcunun yurtdışına transfer yaptığı dönemin, Arda’nın Barcelona’da oynadığı döneme denk gelmesi tesadüfRead More →

AkePe Genel Başkan Yardımcılarından Ali ihsan Yavuz’un YeSeKa çıkışı düzenlediği basın toplantısını izliyorum. Ne söylediğinden çok nasıl söylediğine ve söylediklerinden çok söylemediklerinin neler olduğuna dikkat etmeye çalışıyorum. Konuşmasındaki daldan dala atlayışlar standart savruk bir Türk tipi siyasetçi görüntüsü çizse de, temelde ana plana sadık kalmayı yinede başardığını düşünüyorum. Ana plan İstanbul büyükşehir belediye başkanlığı seçimlerinin iptali gibi görünse de AKePenin bunu istemesi için 5 kişilik bir aileye günde 3 öğün birer çay simit yedirerek asgari ücretten 1120 TL tasarruf ettiren meclis idare amiri kadar akılla zekayla bağlarını koparmış olması lazım. Günde beş vakit anket yaptıran AkePe, İstanbul’da böyle bir riske girmesinin Türkiye’yi kaybetmesiyle sonuçlanabileceğini deRead More →

Muhtemelen bir dünya kişinin aklına gelmiş, Twitter ve Facebook’ta da binlerce kişi yazmıştır. CHP İstanbul’u kaybedebilir, zaten uzun zamandır hep kaybediyordu. Ama galiba alt yapıdan yeni bir yıldız siyasetçi, yeni bir lider adayı kazanmış durumda. Genç, özgüvenli, güler yüzlü, beden dili ve konuşma üslubu uyumlu, güven telkin eden bir ışığa sahip ve belki de en önemlisi karizmatik olmak için ciddi görünmek gerekmediğinin canlı kanıtı. Meydanların büyüsüne ve belagatin şehvetine kapılan Muharrem İnce’nin “onu da isterim, bunu da isterim, istemediklerimi de yan cebime koyun” histerisine tutulacak gibi de görünmüyor. İmamoğlu, Bay Erdoğan için “Allah’ın bilmem kaçıncı lütfu” olan İnce’den hayli farklı bir üsluba sahip. Saldırmıyor, kavgaRead More →

1/İçinde hizmet, vatan, millet, ümmet, bayrak, yerli, milli ve beka kelimelerinden biri ya da bir kaçı geçen cümlelere dikkat etmelisiniz. Muhtemelen farkındalığınızın ayarlarıyla oynanıyordur. Bu kavramların her birine yüklenen anlamın ağırlığı, aklımızı bloke etmeye yeterli olduğu için, zihin kontrolüne ihtiyaç duyanların şarjöründe (gerektiğinde iki kaşımızın ortasına sıkılmak üzere) mermi niyetine bolca bulundurulduğunu bilmelisiniz. 2/İçinde bu kavramlar geçen cümleleri kuranların kim olduklarına dikkat etmelisiniz. Son kullanıcı sokaktaki, kahvedeki vatandaş ise muhtemelen doğru olduğuna inandırıldığı şeylerden söz ediyordur. İnanıyor olması inandıklarının ve söylediklerinin doğru olduğu anlamına gelmese de, muhatap olduğunuz zihnin kayıp olduğu gerçeğini teyid etmektedir. Fark yaratma yetenekleri iğdiş edilmiş, böylelikle benzerleri arasında görünmez, fark edilmezRead More →

Teknoloji çağının ve Endüstri 4.0 döneminin baş fetvacısı Hayrettin Karaman, büyük bölümüne katıldığım yazısında şöyle yazmış; “İslam tarihi boyunca bütün ulemaya bugün de İslâmî ilimler alanında çalışan Müslümanların kahir ekseriyetine göre İslam ile laiklik bağdaşmaz” Doğrudur ve bağdaşır diyenler yanılıyorlar Gerçek şudur; Özelde islam, genelde semavi dinlerin hiçbiri, laiklik ile bağdaşmaz. Ama laiklik, islam ve diğer bütün dinlerle bağdaşır. Dinler laik seküler bir yaşama izin vermez. Çünkü o hayatın her alanını zaten düzenlenmiştir ve başka bir düzenleyiciye dini bir sistem içerisinde yer yoktur. Ayrıca dinin doğruları, doğası gereği tartışmaya açık değildir. Kaynağı vahiy olan kuralların yaygınlaştırılması, anlatılması ve uyulmasının sağlanması, ödülü cennet olan kutsal birRead More →