Ken O’Keefe, Eski bir Amerikan askeri ve şimdi Politik Analist. Videosunu herkesin izlemesi gerektiğine inandığım için buraya aldım. Sabırsızlar için konuşmanın geniş bir özetini aşağıya alıntıladım. Suriye’de olanlar ile Irak’ta olanlar arasındaki ilişkiye bakışı dikkate değer. Ortadoğu politikasının ne olduğunu gerçekten anlamak istiyorsanız Odin Yimon’un 1980’lerde “İsrail’in stratejisini” okumanız gerektiğini savunuyorum. Bu belgedekiler, şimdiye kadar harfiyen gerçekleşti. İsrail’in temel hedefleri, büyük İsrail projesi doğrultusunda genişlemek ve büyümek, bunun için genişlemesinin meşrulaştıracak bir mazerete ihtiyacı vardı. Bunun için bölgede mezhep temelli nefret ve şiddetin tohumlarını ekmemiz gerekirdi. Bu planın bir numaralı hedefi Irak’ta bunu başardık, gerçekte hepsi planın parçası. İrak’ı üç ayrı devlete bölme planının birRead More →

Konuşmaktansa yapmayı tercih eden Ruslar, YPG ve Şam’ın anlaştıkları ve Suriye ordusuyla birlikte Afrin’e girme kararı aldıklarına ilişkin iddiaları değerlendirirken ilginç tespitlerde bulunmuşlar. Rus parlementer Vladimir Şamanov, “Burada Türkiye’nin çıkarları olduğu yadsınamaz. Üstelik Afrin Türkiye’nin sorumluluk bölgesi ve garantör ülkelerden biri de Türkiye. Bu yüzden garantörlerin bir araya gelmeleri gerekir. Yani Rusya İran ve Türkiye bir masaya oturmalı. Türkiye’nin çıkarlarını gözardı etmeyen bir anlaşma yapılmalı” demiş. Rus doğubilimci Sergey Demidenko ise “Suriye ordusu Afrin’e girmez çünkü bunun Türkiye ile savaş tehdidi taşıdığını bilir. Suriye’nin Esad yanlısı paramiliter guruplara güvenerek savaşa girmesi akıllıca olmaz. Çünkü Esad’ın düzenli ordusundan geriye çok az birlik kaldı” diyen Demidenko “BuRead More →

Manzara-i umumiyemiz an itibariyle şudur. Savaşa teşne bir iktidar partisi, bütün umudunu mültecisi olduğu iktidara bağlamış, savaşın beşiğinde sallanmaya pek meraklı, ne iktidar ne de muhalefet olmayı beceremeyen bir küçük parti ve 10 bin şehit vermekten bahsedebilecek kadar zamanın ruhundan kopmuş bir ana muhalefet partisi. Sanırsın ki “yurtta sulh, cihanda sulh” diyen adam ne bu ülkeyi kurmuş ne de bu partiyi. Herkes savaştan yana, herkes savaşçı. Ancak bu savaşçılar, şimdiye kadar yaşanan savaşlarda ne kadar insanın katledildiğini, 20. Yüzyılın “cinayet yüzyılı” olarak tanımlanmasının sebebini ve savaşın uzun zamandan beri sadece islam coğrafyasında ikamet ettiği gerçeğini sanırım bilmiyorlar. Hatırlatırım; İnsanlığın kayıt altına alabildiği savaşlarda bugüne kadarRead More →

  “CB Erdoğan’dan sonraki en iyi konuşmacıyı dinledim bugün. CHP kurultayında Muharrem İNCE, deyim yerindeyse hem esti, hem gürledi hem de yağdı. Seçilirse ne olur bilmem ama hitabet konusunda CB’nın 16 yıllık yalnızlığı sona erer gibi görünüyor. Peki seçilir mi? Elbette seçilmez. Çünkü CHP o kadar uzun zamandan beri iktidar için yarışmadı ki, yarışmak isteyeni  hem sevmez hem de seçmez. Çünkü yarışmak yorucudur, zordur. Çalışmayı koşmayı, koşturmayı gerektirir. Oysa ne gerek var? AKP idare ediyor, CHP’de yan gelip yatıyor. Rahatını bozmaz CHP” demiştim Twitter’da. Nitekim İNCE yaklaşık bir saat boyunca damardan girmesine rağmen yine KK’yı seçtiler. Önce “Kifayetsiz muhalefet” diye yazmayı düşündüm. Sonra doğru tanımınRead More →

  Dünya Adalet Projesinin bu yıl yayımladığı Hukukun Üstünlüğü Endeksine göre hiç olmadığı kadar berbat durumdayız. Hatta duymaya alışkın olduğumuz terminoloji ile söylemek gerekirse ”hukuksal berbatlıkta rekor üstüne rekor” kırıyoruz. Toplam kriterlere göre 113 ülkeden 100’ü “hukukun üstünlüğü” konusunda bizden iyi durumda. Yani 101 sıradayız. Bu konuda da her zaman ve her konuda olduğu gibi ikiye bölündük. Bir kısım sonuçtan siyasal iktidarı sorumlu tutarken, ülkenin diğer kısmı World Justice Projecti (WJP) suçlayarak işi Fetöcü olduklarını ilan etmeye kadar götürdüler. Hikaye bununla sınırlı değil. Bireylerin yaşam ve mülkiyet haklarının korunup korunmadığının ölçüldüğü güvenlik endeksinde 106. sıradayız ve bu en kötüsü değil. Temel insan haklarının korunup korunmadığınınRead More →

HATASIZ DÜŞÜNME SANATI NTV Yayınlarından çıkan “Hatasız Düşünme Sanatı isimli kitap kişisel gelişim kitaplarına önyargıyla yaklaşanların bile keyifle okuyabileceği bir kitap olduğunu düşünüyorum. Üslup oldukça akıcı. Her biri birkaç sayfayı geçmeyen 52 düşünce hatasından bahsediyor. Bir kısmı tanıdık gelse de “vay be” diyeceğiniz bir çok örneklemeyle karşılaşacağınızdan eminim. Sular seller gibi okudum deyimi için doğru kitap. Kitapta yer alan düşünce hatalarının bir kısmını bugüne kadar defalarca yaptığınızı ve ulaştığınız hatalı sonucun bile hatalı düşündüğünüzü anlamanıza yetmediğini fark edeceksiniz. Öte yandan bir çok konuda sezgisel olarak hata yaptığınızı hissettiğiniz halde, durumu tanımlama sıkıntısı çektiğiniz için hata yapmaya devam ettiğinizi göreceksiniz. Örneklemek gerekirse; En yaygın olanlardan biriRead More →