Favori Sivas, Plase Başakşehir

15.hafta Galatasaray’ın 2, Fenerbahçe ve Beşiktaş’ın 3 puan kaybettiği ilginç bir hafta oldu

Üstelik yaşanan puan kayıpları arasında sürpriz sayılabilecek tek kayıp yalnızca Galatasaray’ın puan kaybetme biçimi oldu. Yoksa sezon başladığından beri altı çizilecek kadar kötü futbol oynayan Galatasaray’ın puan kaybetmesi sürpriz değildi

Ama Galatasaray’ın 2-0 öndeyken 10 kişi kalmış lig sonuncusu takımdan neredeyse maçın uzatma bölümlerinde 2 gol yiyerek 2 puan kaybetmesi bir daha olmayacak kadar şanssız, saçma ve izahsızdı.

Ancak hafta kapandığında ezeli rakipleri Fenerbahçe ve Beşiktaş’a 1 puan daha yaklaştıkları için son gülen oldular ve son gülen olmaları da haftayı nispeten mutlu kapatmalarını sağladı

15.Haftanın bir başka ilginç tarafı üç büyüklerin bu hafta yalnızca kendi maçları yokken sevinebilmeleriydi.

Cumartesi akşamı Galatasaray’ın akla ziyan 2 puan kaybı Fenerbahçe ve Beşiktaş’ı mutlu etmiş, Pazar akşamı sevinme sırası Galatasaray’a gelmişti. Kazandıkları için değil rakipleri kaybettiği için sevinen, hafta arasında Avrupa maçlarında utandıran sonuçlar alan takımlardan “Üç büyükler” diye bahsediyor olmamız futbolumuzun içinde bulunduğu acınası hali göstermesi açısından önemli bir veri bence.

Haftanın en önemli maçı liderle takipçisi arasında Sivas’ta oynandı. Fenerbahçe kazanmış olsa sadece kendisine değil arkasında birer puan aralıklarla dizilmiş diğer takımları da lidere biraz daha yaklaştıracaktı, ama olmadı. Zaten Fenerbahçe’nin deplasman karnesi bunun olmayacağını söylüyordu. Ancak ben dahil bir çok insan,  yönettiği Fenerbahçe maçlarında ilginç performanslar sergileyen Ali Palabıyık faktörünün etkisiyle, Fenerbahçenin bu maçı en azından kaybetmeyeceğini düşünüyordu. Öyle de olmadı

Rıza Çalımbay’ın takımı hem oyun hem de skor olarak rakibini yenmeyi başardı. Öyle ki, Sivasspor ve Fenerbahçe üç gün üç gece oynasa Sivassporun 2 penaltısını vermeyen Ali Palabayık’a rağmen Fenerbahçe’nin kazanamayacağı bir oyun sergilendi

Emre ve Vedat Muriç her zamanki standartlarında çok uzaktılar. FB’de sahanın en iyisi olan Ozan’ın itirazlardan kırmızı kart görmesi amatörceydi

Ersun Yenal için yolun sonu görünüyor şarkısının uygun olduğu konusunda milyonlarca Fenerbahçe taraftarının benimle hemfikir olduğunu düşünüyorum

Sivas bu yıl her zaman ne yapıyorsa bu maçta da onu yaptı. Topa daha az sahip oldu, daha az pas yaptı ama yinede maçı kazanmayı bildi

Sivasspor’un topla bu kadar az oynamasına bu kadar az pas yapmasına rağmen, büyük küçük demeden önüne geleni yenmesinin sırrı:

az ama öz

az ama doğru

az ama hızlı

az ama daima dikine oynaması

fiziki kapasitesi ve mücadele iştahı

Yani Rıza azminde 11 kişinin sahada olmasıydı

Herbiri kendi mevkisinin atom karıncasıydı. Giren çıkan oynamayan hepsi birer atom karınca olunca bu sahadan çıkmak imkansız yakındı. Zaten Fenerbahçe’de çıkamadı.

Puan kaybeden diğer büyükleri mutlu etme sırasının Beşiktaş’a geldiğini kimse aklına bile getirmemişti. Ne de olsa 5 haftadır içerde dışarda galip geliyorlardı, maç Vodafone arenadaydı, Sergen bu camianın en kıymetli evlatlarından biri ve Beşiktaş’ın müstakbel teknik direktörüydü

Burdada hesap çarşıya uymadı

Bu maç Sergen’in faal futbolculuk yaşamında 4 büyükler arasında gol atmadığı tek takım olan Beşiktaş’a gol attığı ilk maç oldu.

Hem yaşamsal zekası hem de futbol zekasının üst düzeyde olduğundan kimsenin kuşkusu olmayan Sergen ve takımı maçtan önce planladıkları her şeyi maçın büyük bölümünde sahaya tam olarak yansıttılar

İyi organize edilmiş bir savunmayla kötü, temposuz ve pozisyonsuz bir ilk yarı sergilediler. Ne oynattılar ne de oynadılar

BJK ikinci yarının bir bölümünde oyunu domine etmiş gibi görünse de yan ortalardan bulduğu iki karambol pozisyon dışında gole yaklaşamadı. Malatya skora tutunduğu sürece maça ortak olduğunu ve kazanabileceğini hep hissettirdi. Nitekim tribünlerin “biz de puan kaybedeceğiz galiba” diye düşündüğü zamanda Malatya’nın ilk golü geldi. Golde her ne kadar genç Güven’in hatasından bahsedildiyse de Diof’un vuruşu muazzamdı. İki hafta önce uzatmalarda Clup Brugee’nin Galatasaray’ı Avrupa kupalarının dışına iten harika golünün kopyası gibiydi.

Kalan sürede bir gol daha atan Malatya cebinde üç puan ve Sergen’e gösterilen sevgi ve ilgiyle stattan ayrıldı

Uzatmalarda tıpkı Ozan gibi itirazdan kırmız görerek hafta içinde Erzincan’a gitmekten yırtan Caner ise Ozan’ın tersine oldukça profesyoneldi

Ligin boyu henüz uzun ve Sivas Galatasaray hariç diğer büyüklerle deplasmanda oynayacak ama Sivas’ın iyi futbolundan çok diğerlerinin sırasıyla;

Galatasaray’ın kötü

Fenerbahçe’nin içerde dışarda dengesiz

Beşiktaş’ın bazen keyif verse de temelde güçsüz

Trabzonspor’un istikrarsız futbolu nedeniyle bu maçlardan asgari hasarla çıkması ve yıllar önce yarım kalmış şampiyonluk hayalini gerçekleştirmesi mümkün görünüyor

Bugün için Sivas’ın en büyük rakibinin içerde dışarda hem istikrarlı hem de güçlü bir futbol sergileyen Başakşehir olduğunu düşünüyorum

Yani;

‪Favori :Sivas‬
‪Plase :Başakşehir‬
‪Sürpriz :Trabzonspor‬
‪Mucize : Üç büyümüş de küçülmüşlerden biri‬

Ancak Ocak transfer dönemi sonrası lige bakışı güncellemek zorunda kalacağız

Comments are closed, but trackbacks and pingbacks are open.