Süper vasat lig

Galatasaray 2-2 Ankaragücü

Maçta güzel olan İki şey vardı

İki eski aslan Ufaluji ve Mello oradaydı ve tribünler ilk kez ısınmakta olan iki takımı birden tribünlere çağırıp alkışladılar.

Galatasaray süperliği yalnızca adında olan bu vasat ligde, kendisinden kötü futbol oynadığı kesin olan tek takımı da yenemedi.

Spiker ve yorumcuların futbol mucizesi filan demelerine kimse aldanmasın. Dün akşam o stattan Galatasaray’ın üç puanla ayrılması bir futbol mucizesi olurdu

Koca bir 45 dakikaya Falcao’nun Bir kafa vuruşundan başka hiçbir pozisyon sığdıramayan buna mukabil lig sonuncusuna iki net pozisyon veren bir takım izledik

Maçtan önce düşündüğü planladığı herhangi bir şey var mıydı anlamak mümkün değildi ama ne planladıysa onu yapamayan bir Galatasaray ve maçtan önce ne planladıysa onu yapabilen bir Ankaragücü vardı sahada

İlk yarının onuncu dakikasından itibaren tam saha prese başlayan Ankaragücü, Nagatomo’nun takımın yumuşak karnı olduğunu herkese gösterdi. Ankaragücü’nün baskısı karşısında Ömer’den de yardım alamayan Nagatomo ilk yarının en kötüsüydü. Oyunun bir diğer kötüsü olan Belhanda’da yaptığı kritik top kayıplarıyla Nagatomo’ya eşlik etti

Bir diğer kötü  de hakemdi. Ceza alanı civarında oldukça tehlikeli bir bölgede Feguli ve Ömer Bayram’a yapılan biri sarı kartlık iki faulü çalmaması ve Falcao’nun kornere giden gol vuruşunda autu göstermesi hataydı

Nagatomo kötü oynamaya ikinci yarıda da devam etti ama Belhanda ve hakem toparlandılar

Oyuna kayda değer bir katkısı olmasa da Belhanda İkinci yarıda mücadele etmeye ve sorumluluk almaya çalıştı. Penaltıda topun başına geçmesi de cesurcaydı.

İkinci yarıda Galatasaray o kalabalık göbekten hücum etmeye çalışmak yerine kanatları kullanmaya başladı ve bu oyunu tarzıyla birkaç tehlike yaratmayı başardıysa da gol yine bir duran toptan geldi. Ortaya koyduğu hırs ve Mücadele isteği ile yine maçın İyilerinden biri olan Ömer Bayram’ın harika asistinde, önce Falcao’nun ardından da Feghouli’nin kafasından filelere giden top Galatasaray’ı öne geçirdi. Aslında bu serbest atışta Ömer’in yaptığı ortanın kalitesi o derece yüksekti ki, top daha havadayken  çok sayıda taraftarın gol olacağını hissettiğini düşünüyorum

Ancak ne bu gol ne ardından gelen ikinci gol 10 kişilik rakibi yenmeye yetmedi. 10 kişi kalmış Galatasaray, Sivasspor karşısında mucizevi bir şekilde üç puan almıştı ama çekirgenin sıçrayamayacağı günün bugün olduğunu hiç kimse düşünmemişti

2-0’dan sonra bu vasat ligin on kişi kalmış  vasat altı bir takımından  iki dakikada 2 gol yemeyi başarmak bu Galatasaray için bile oldukça zordu

Ama oldu.

Maçın İstatistikleri TÜİK’in enflasyon hesabından daha yanıltıcı. %75’e 25 oynama oranıyla bile bazen rakibini yenemeyebilirsin, berabere kalabilir bir gol de yiyebilirsin ama 2-0 öndeyken son iki 2 dakikada 2 ataktan 2 gol yemek nasıl izah edilir ve Hoca bunu nasıl izah etti (dinlemedim) bilmiyorum

Taraftar Hocanın da formsuz olduğu gerçeğine sırt çeviremez ama Galatasaray Müzesi’ndeki kupaların yarısını alan kişinin de Fatih terim olduğu gerçeğini  görmemezlikten gelemez. Fatih Terim kendi isteği ile bırakmadığı sürece Galatasaray’ın başında olmaya devam edecek krediye sahip olmalıdır.

Sahip midir?

Sanmam!

Yıllarca bu takıma hizmet etmiş eski oyuncularını yuhalayan bu tribünlerin Hocanın aleyhine dönmesi için birkaç maç bile kalmış olabilir.

Çünkü takım dağılmış durumda ve bu durumun bir numaralı sorumlusu O!

‪Takımın Kazanma alışkanlığını kaybetmesi yetmiyormuş gibi yenilgiyi de kanıksamış olması hayli kötü‬
‪Ocakta birkaç transfer yapılacaktır elbette. Ama bu takımın ayağa kalkması çok zor.‬
‪Taraftar bekleyecek‬
‪Beklerken Hocaya güvenecek çünkü o bundan fazlasını hak ediyor.

Galatasaray taraftarının kendisine sorması gerek soru şu:

9 yılda 4 şampiyonluk yaşamış Alex’in heykelini diken Fenerbahçeliler mi doğru yapıyor yoksa 9 sezonda 8 şampiyonluk ve sayısız kupa kazanmış Terim’i ıslıklamanın yuhalamanın Eşiğine gelmiş kendileri mi?

Bana göre FB taraftarları hem heykel konusunda hem Alexi gönderirken sergiledikleri olağanüstü tavırla diğer bütün takım taraftarlarından ayrı, üstün ve ahde vefalı olduklarını ispatlamışlardır.

Alex biz de olsa gidişi sessiz va yalnız olurdu. Tıpkı Hagi gibi!

Yeri gelmişken bir soru;
Fatih Terim FB’li olsa ve GS’de yaptıklarını orada yapmış olsaydı ne olurdu?
Hemen söyleyeyim;

Ya Fenerbahçe Cumhuriyetini ya da Türkiye Cumhuriyetini yönetiyor olurdu

Şu anda ülkede yerli, yabancı en kariyerli oyuncu olan
GS taraftarı ve eski kaptanı Arda’yı
GS’ye geldiğinden beri 5 şampiyonluk ve yığınla kupa kazanmış şimdiki kaptanı Selçuk’u ıslıklayan bu taraftarın
Galatasaray’ın eski oyuncusu olan 40 yaşındaki Emre’yi kucaklayan FB’lilerden alacağı çok ders var

Ancak ve yine de;

Bütün aksiliklere rağmen Eyvah demek için henüz erken.

Açıkçası Ali Palabıyık’ın yöneteceği bu maçı FB’nin kaybetme ihtimalinin çok zayıf olduğunu ve günün sonunda GS’nin liderle arasındaki puan farkın en kötü ihtimalle aynı kalacağını yada 6’ya düşeceğini sanıyorum

Comments are closed, but trackbacks and pingbacks are open.