1 Milyar Euro’luk takım

Gecenin birinde 5-0  biten bir maçtan sonra canım hiçbir şey yazmak istemedi O yüzden maç yazısını bugüne bıraktım

Aslında sorun skorda değil çünkü PSG her takıma bunu yapabilme potansiyeline sahip, iyi bir ekip. Nitekim yaptılar da. Rövanşta kendilerine altı gol atabilecek kadar güçlü olan Barcelona gibi bir devi bile 4-0 yendiler

Sorun, ilk 20-25 dakikada direniyormuş gibi yapan yediği ilk golde dağılan, ikinci golde panikleyen Galatasaray’da ve formsuzluğunun zirvesindeki Fatih Hoca’da.

Takımdaki eksiklerden, rakibin kadro değerinden ve kadro kalitesinden söz ederken haklıydı. Draxler’in Cavani’nin yedekte olduğu bir takımdan bahsediyordu.

Ama gerçekte sorun bunların hiçbiri değil ve bütün Galatasaray taraftarları farklı biçimlerde de olsa bunu hissediyor. İkinci yarının ilk atağında gelen üçüncü golden sonra, kenardakiler ve sahadaki futbolcularla beraber “fark yeme” korkusuna kapılan Galatasaray taraftarları çok şeylerin yanlış gittiğinin farkındalar. Adını koymasalar bile ortadaki problemi çözmesi gereken kişinin aynı zamanda problemin kaynağı olduğunu da içten içe biliyorlar

PSG’nin hücum zenginliği, yetenekli ayakları işin hikaye bölümü. Çünkü bu PSG’nin oyun planını varsayalım ki önceki maçları seyretmelerine rağmen çözemediler. Ama PSG golden önce golü nasıl atacağını bağıra çağıra defalarca gösterdi.

Gol atmak için neredeyse tek plan uyguladılar. Defansın arkasına atılan ara paslarla gol aradılar. Ne duran top, ne kanat akını başka hiç bir yöntemle gol teşebbüsünde dahi bulunmadılar. Çünkü adamlar derslerine çalışmışlardı. Galatasaray’ın temposuz ve yavaş oynadığını, defans arkasına atılan toplarda büyük zaafları olduğunu biliyorlardı. Bunu bize de bir maçta kaç kez gösterilebilirse o kadar sayıda gösterdiler. İlk golden önce Ofsayt gerekçesiyle iptal edilen golleri bile aynı şekilde attılar.

Fatih Hoca ve futbolcular da  bizle beraber PSG’nin gol atmasını beklediler

Beklemeyip de ne yapacaklardı?

Bunu bilmesi ve söylemesi gereken hoca kenarda, yapması gerekenler ise sahadaydı. Kenarda olanın ne söyledigini bilmiyoruz Ama sahada olanları herhangi bir şey yapmaya çalışmadıklarını biliyoruz çünkü gördük.

Koşmadılar bile daha ne söylenebilir ki?

1 Milyar Euro’luk takımla oynuyorsan ve onlar kadar koşman bile yetmezken onlardan az koşuyorsan, ikili mücadele kazanamıyorsan ve O sahadan sadece 5 gol yiyerek Çıkabiliyorsan, bunun sebebi o 1 milyar Euro’luk takımın aslında 1 milyar € etmiyor olmasıdır. 1 Milyar €’luk takımın Avrupa’da hiç bir kupada final oynayamamasının nedeni de aynıdır. Petrol yağını bol bulmuş Arab’ın Neymar’a Mbappe’ye Cavani’ye servet dökmesi, sadece o takıma 1 Milyar € ödendiğini gösterir, yoksa 1 Milyar € ettiğini göstermez. Tıpkı 126 milyon €’luk bir takım gibi görünen Galatasaray’ın da 126 milyon € etmemesi gibi

32 Takımla şampiyonlar Ligi sıralamasında Galatasaray 31. durumda. Bu sıralamada kendisinden kötü durumdaki tek takım olan kızıl yıldız dahil Bu Galatasaray’ı yenemeyecek hiçbir takım olmadığı gibi,  çok şanslı bir gününde olması dışında bu Galatasaray’ın da o 32 takımlı listede rahatlıklayenebileceği hiç bir takım maalesef yok.

Neticede futbolcuların sahada, seyircilerin ekran başında bitsin diye dua ettikleri bir maç seyrettik.

PSG’nin antrenman maçı tadında oynadığı bulduğu 10 pozisyonun 8’ini gole çevirdiği (3 iptal)

Takımın en iyisinin (yanlış hiçbir şey yapmadığı için) çıkana kadar Emre Mor olduğu,

Diğer herkes bir yana Donk’un bu kadar kötü oynayabileceğini de gördüğümüz bir maç seyrettik

Görünen şu ki;

Süper ligde kalan üç maç kolay geçmeyecek.

Yine çok hareketli bir Transfer dönemi geçireceğiz.

Onyekuru ve Arda dönecek gibi görünüyor

Talisca adı dolaşıyor doğru mu bilmiyorum ama olursa mükemmel olur

Kimler gider sorusu umurumda bile değil. Muslera Lamine ve Ömer hariç herkes gidebilir

Ancak takviyenin sadece takıma yapılması yetersiz kalır Fatih Hocanın kendi ekibine de takviye yapmaktan başka çaresi yok

 

 

 

Comments are closed, but trackbacks and pingbacks are open.