Bu Kavramlara Dikkat

1/İçinde hizmet, vatan, millet, ümmet, bayrak, yerli, milli ve beka kelimelerinden biri ya da bir kaçı geçen cümlelere dikkat etmelisiniz.
Muhtemelen farkındalığınızın ayarlarıyla oynanıyordur. Bu kavramların her birine yüklenen anlamın ağırlığı, aklımızı bloke etmeye yeterli olduğu için, zihin kontrolüne ihtiyaç duyanların şarjöründe (gerektiğinde iki kaşımızın ortasına sıkılmak üzere) mermi niyetine bolca bulundurulduğunu bilmelisiniz.

2/İçinde bu kavramlar geçen cümleleri kuranların kim olduklarına dikkat etmelisiniz. Son kullanıcı sokaktaki, kahvedeki vatandaş ise muhtemelen doğru olduğuna inandırıldığı şeylerden söz ediyordur. İnanıyor olması inandıklarının ve söylediklerinin doğru olduğu anlamına gelmese de, muhatap olduğunuz zihnin
kayıp olduğu gerçeğini teyid etmektedir. Fark yaratma yetenekleri iğdiş edilmiş, böylelikle benzerleri arasında görünmez, fark edilmez hale gelmiş bu türün, yukarıdaki kavramlarla kurduğu ilişki fanatizm boyutuna ulaşmadığı müddetçe, mevzunun sadece kendisini ilgilendirdiğini kabullenmelisiniz.

3/Sivil Toplum Kuruluşu adı verilen ancak çoğunlukla sivil kalmayı beceremeyerek siyasileşen ve bazı güç, ideoloji, inanç, çıkar yada suç merkezlerinin ön ve arka bahçelerinde bir kısmı tasmalanmış, bir kısmı da otlamaya bırakılmış örgütlü troller bu kavramları kullanıyorsa, farkındalığınızı korumak isterseniz, gün içinde ‘yatı yuvarlandıkları’ yerlerin, gün biterken de döndükleri ev, ağıl ya da ahırların kimlere ait olduğuna dikkat etmeniz gerekecektir
Sivil toplum örgütünün karşılığının askeri toplum örgütü olmadığını ve sivil kavramının siyasi kavramına karşılık gelmek üzere kullanıldığını bilen sivil toplum örgütleri müstesna elbette. Bu anlamda EYT konusunda bir araya gelen “Emeklilikte Yaşa Takılanlar” gurubu, bağlantısız STÖ’lerin kayda değer bir örneğidir

4/Hizmet hareketi gibi akla zarar oluşumların ülkenin kılcal damarlarına kadar işlemesi, ekonomik, siyasi, askeri ve bürokratik alanda elde ettiği izahsız ve korkutucu güç, bu kavramların doğru yer, doğru zaman, doğru sıra ve şekilde kullanılmasının devlet aklını bile kolayca manipüle edebildiğinin kanıtıdır
Bu suç organizasyonu da, toplumsal hayatı ve devleti ele geçirecek kadar tepeye tırmanırken, vatan, devlet, millet, yerli, mili, din, ümmet, hizmet, hizmet, hizmet ve himmet gibi kavramları ısrarla kullanmış, “Türkçe Olimpiyatları” ya da “Kutlu Doğum Haftası” gibi etkinliklerle de aynı kavramları adeta görünür, dokunulur kılmıştır. Devlet dahil kimsenin “siz neye, nasıl ve neden hizmet ediyorsunuz diye sormamasının sebebi, bol bol kullanılan bu kavramların oluşturduğu “adamlar hizmet ediyor” şeklindeki ön yargı görünümlü illüzyondur.

Kurumsal aklın bu şekilde işgal edilebilmesi, bu kavramlar karşısında bireysel aklın nasıl bir tehlike ve tehditle karşı karşıya olduğunu göstermesi açısından oldukça önemlidir.

 

5/1Geliyoruz siyasilere;
Kavramları siyasetçiler kullanıyor ve size hizmete talip olduklarını söylüyorlarsa doğru söylediklerini düşünmek abestir. Yalancıya inanmak isteyenin bile, kendisine yalan söylendiğinin farkında olduğu bu ülkede, en çok yalan söyleyen kişiyi, ekibi, partiyi teşhis etmek oldukça kolaydır.
En çok isteyen, güce en çok ihtiyacı olandır.
En çok ihtiyacı olan, gücü en fazla ve en uzun süre kullanandır.
Çünkü kuraldır, “güç bozar, mutlak güç mutlaka bozar.” Bozulmuş olanın bozana zarar vermemesinin tek yolu, o güce sahip olmaya devam etmesidir.
En istekli görünen, en hırs yapan, en kuralsız, en merhametsiz ve en adaletsiz olan her kimse, size hizmet etmek için gözünü karartan hangisiyse en fazla yalan söyleyen de odur. Bunlara dikkat etmelisiniz

5/2 Ülkedeki muhalefet de bu kavramları kullanarak benzer şeyler söylüyorsa geçmiş olsun deme zamanı gelmiş ve hatta geçmiştir. Kim daha çok milliyetçi, kim daha dindar, kim daha vatansever, kim daha yerli, kim daha milli yarışının başladığı yerde kazanma ihtimaliniz milyarda sıfırdır.
Muhalefet ve iktidar birbirine benziyorsa, biri diğerinin alternatifi değil yedeğidir. Gol atmak istedikleri kale, karşı takımın kalesi değil sizin kalenizdir.
Bu bağlamda yerel seçimlerde vatandaşın gözüne gözüne sokulan ve bence aptalca bir seçim kampanyası olmak bir yana muhalefete verilmiş müthiş bir asist olan GÖNÜL İŞİ pasını, AKIL İŞİ kontrasıyla gole çevirmeye teşebbüs dahi etmemiş bu muhalefet ile kurduğunuz ilişkiye de dikkat etmelisiniz. Çünkü muhalefet sandıklarınızın iktidarın paydaşı olma ihtimali tahmin edemeyeceğiniz kadar yüksektir.

Comments are closed, but trackbacks and pingbacks are open.