Öncelikle; İnsanlığın icad ettiği en zalim kurumun Ordu olduğuna inandığımı belirtmeliyim. Ancak ve yazık ki ülkelerin, devletlerin milli ordulara duyduğu ihtiyacın hala ne denli gerçek olduğunu da gözden kaçırmak mümkün değil. Yeryüzünün parselleyen ve ulus şeklinde örgütlenen devletler hala bir diğeri için tehdit oluşturuyorlar. Trump’ın, Putin’in, Cinping’in, Esad’ın ve benzerlerinin devlet başkanı olduğu bu zaman diliminde, insanlığın gerçek vatanının gezegenimiz olduğu duygusuna henüz yaklaşan olmadığı için devletler savunma bakanlığı adı altında saldırı bakanlıkları ve milli ordular oluşturmaya devam ediyorlar ve daha uzun süre devam edecekler gibi görünüyor Geliyorum asıl mevzuya, yani bedelli askerliğe. 24 Haziran seçim tarihi yaklaştıkça önceki seçimlerde burnundan kıl aldırmayan iktidarın “gündemimizdeRead More →

Nedense ülkenin sadece doğusunda ve güneydoğusunda rastlanır AKPartinin pek sevdiği kanaat önderlerine. Bilecik’te, Aydın’da Balıkesir’de Niğde’de Isparta’da Burdur’da filan kanaat önderleri bulamazsınız. Deniz de bozar bunları. Bu yüzden denize kıyısı olan şehirlerde pek tutunamazlar. Herhalde deniz insanın ufku açıktır, bunlar yemez ama ufku dağlarla sınırlı doğu insanı yalar yutar her dediğimizi diye düşünüyorlardır. Kanaat önderleri kavramı ne kadar cafcaflı görünürse görünsün gerçekte biraz iç acıtıcı ve birazdan biraz daha fazla küçültücü bir duruma işaret eder. Mealen “doğu ve güneydoğunun insanı beyin melekeleri yeterince gelişmediği için IQ sorununu ancak kanaat önderleri sayesinde aşar” denmektedir. Kanaat önderleri bu sürüye yol göstermezlerse, bunlar hangi merada otlayacaklarını bilmez, yabanaRead More →

“Hastalıklarından ve zayıflıklarından arındırılmış parlementer demokrasiye” dönüş yapılması gerektiğine inandığımı birkaç kez yazdım. Akşener ve Kılıçdaroğlu meramımı daha iyi anlatan ve hedefi daha iyi tanımlayan bir kavramda anlaşmışlar. “İyileştirilmiş parlementer demokrasi” Tanımlamanın içinde İYİ geçtiği için projenin isim anasının Akşener olduğunu tahmin etmek zor değil. Öte yandan Muharrem İnce’nin tanımlamayı star televizyonundaki programda öğrenmesi ilginçti. Ama ilk kez duymasına rağmen “kulağa hoş geliyor” diye karşılaması da oldukça yerindeydi. Kulağa hoş gelmesi dışındaTürk tipi başkanlık sistemimiz iyileşmeyecek kadar hastalıklı bir sistem olduğu için parlementer sistemi iyileştirmek dışında bir seçeneğimiz olduğunu da sanmıyorum. Aslında parlamenter sistemin hastalıkları devlet sırrı değil. Herkes ne olduğunu gayet iyi bildiği haldeRead More →