Normal koşullarda Hürriyet gazetesinde en iyi ihtimalle -ve belki- muhabirlik yapabilecek donanıma sahip torpilli gazetecilerinden biri olan A.Kadir SELVİ, bugünkü yazısında CHP’den 15 milletvekilinin İYİ Partiye geçmesini değerlendirmiş! Ancak yerel bir gazetede kendisine yer bulabilecek kadar birikime ve lise seviyesinde kompozisyon yazabilecek kadar dil bilgisine sahip SELVİ yazısını, “Uğruna darbeler yapılıp, muhtıralar verilen Cumhurbaşkanlığı seçiminin muhalefete bırakılmayacak kadar önemli bir iş olduğu görüldü. Ama asıl önemli olan: Millet bu işe ne diyecek?” diyerek bitirmiş. Garip olan şu ki, SELVİ yazısının bundan önceki bölümlerinde, Cumhurbaşkanlığı seçiminin “neden” muhalefete bırakılmayacak kadar önemli bir iş olduğuna ilişkin tek satır bile yazmamış. Tam tersine “Pazartesi günü İYİ Parti’nin seçimlereRead More →

Meclis kulisinde televizyonların karşısına geçmiş büyük bir endişe ve merakla seçime ilişkin Cumhurbaşkanı’nın açıklamalarını -bir çoğu kollarını göğsünde çapraz kavuşturmuş- çaresizlik içinde bekleyen AKPartili milletvekillerinin gazetelerdeki fotoğrafı içimi acıttı desem yeridir. Benden hiçbir farkları yoktu. Onlarda benim gibi televizyondan öğrendiler durumu. Matematiğin etkisiz elemanıydılar. Çarpmada, toplamada, bölmede ve çıkarmada işe yaramıyor, sonuca etki edemiyorlardı. Konumlarını muhafaza etmenin tek yolu vardı; teslimiyet. Eksiksiz, koşulsuz, izahtan vareste en önemlisi alenileşmiş teslimiyet. Çünkü siyaset bizim yerli ve milli değerlerimize göre koşulsuz teslimiyet, sınırsız sadakat ve izahsız bir bağımlılıktan ibaretti. Aylardır günde on kez “erken seçim yok, seçimler zamanında yapılacak, neden anlamıyorsunuz erken seçim yok, Türkçe konuşuyoruz anlamıyorsunuz istersenizRead More →

Önce şu kimyasal silah şablonundan başlamak gerekir diye düşünüyorum. Garip ve saçma bir argüman. İnsanları konvansiyonel silahlarla bombalayarak, kurşunlayarak, parçalayarak, keserek biçerek 10 bin kişi, 100 bin kişi öldürmek serbest ama kimyasal silaha gelince 75 kişinin öldüğü “iddiası” Batı’yı bir anda şahlandırıveriyor. Ya da Batı bir akışın yönünü, bir gidişin seyrini değiştirmek istediğinde en kullanışlı araç olarak hemen bu “kimyasal silah kullanıldı” düğmesine basıyor. Bu yaklaşım iki saçma sonuç doğuruyor. İlki kimyasal silah kullanarak insan öldürene müdahale hakkı meşrulaşıyor ve ikincisi, bunun sonucu olarak kimyasal silah kullanılmadığı sürece sınırsızca insan öldürebilme hakkının varlığı kabul ediliyor. Her iki sonuçta insanlığın hala ne denli vahşi ve acımasızRead More →

Bir önceki Rus Ayısı ya da Tüccar Rus isimli yazı “Satranç ustası Ruslar büyük bir keyifle “şimdi batı düşünsün” modunda seyrediyorlar olan biteni.Batı da düşünüyor elbette. İngiltere’nin başını çektiği ve 23 ülkenin uyduğu Rus diplomatların sınır dışı edilmeleri furyası da batının düşündüğüne ve hamlesini yaptığına delalet etmekte. Ancak göbeğinde yer alma ihtimalimizin hayli yüksek olması nedeniyle ayrı bir yazıyla incelenmeyi gerektirecek kadar önemli olan bu konuyu başka bir zamana bırakıyorum” diyerek bitirdiğim yazıya devam ediyorum. Temeli Putinle birlikte atılan Nükleer Elektrik santralinin üreteceği elektrik bizim için ne anlam ifade eder? Santral ne kadar tehlikelidir? Çernobil yada Fukuşima gibi bir kaza olsa Ankara, İstanbul ya daRead More →

Ruslar dururken Yahudilere “iyi tüccar” denmesi bulunduğumuz yerden bakınca hayli saçma. Çünkü Ruslarla ilişkilerimizi, koşullar ne olursa olsun hep onların kazanmasını isteyen birileri dizayn ediyormuş gibi görünüyor. Milli sporu tavla olan bir ülkeyle, satranç sporuna yıllardır adeta el koyan ve dünya şampiyonları çıkaran bir ülkenin ilişkilerinin başka türlü olmasını beklemek pek akıl karı değilse de, insan bu kadar da değil demek, diyebilmek istiyor. Hikayeye kimin üstüne kaldığı belli olmayan “Rus uçağının düşürülmesiyle” başlamak gerekiyor. Kriz yönetimi konusunda ciddi biçimde eğitilmeye muhtaç olduğumuz gerçeğini gözümüze sokan o hadise de uğradığımız zarar milyarlarca doları bulmuş, gitmeyen domateslerle, gelmeyen Rus turistler ikilisi tamamen bize zarar yazmıştı. Öte yandanRead More →