AkePe Genel Başkan Yardımcılarından Ali ihsan Yavuz’un YeSeKa çıkışı düzenlediği basın toplantısını izliyorum. Ne söylediğinden çok nasıl söylediğine ve söylediklerinden çok söylemediklerinin neler olduğuna dikkat etmeye çalışıyorum. Konuşmasındaki daldan dala atlayışlar standart savruk bir Türk tipi siyasetçi görüntüsü çizse de, temelde ana plana sadık kalmayı yinede başardığını düşünüyorum. Ana plan İstanbul büyükşehir belediye başkanlığı seçimlerinin iptali gibi görünse de AKePenin bunu istemesi için 5 kişilik bir aileye günde 3 öğün birer çay simit yedirerek asgari ücretten 1120 TL tasarruf ettiren meclis idare amiri kadar akılla zekayla bağlarını koparmış olması lazım. Günde beş vakit anket yaptıran AkePe, İstanbul’da böyle bir riske girmesinin Türkiye’yi kaybetmesiyle sonuçlanabileceğini deRead More →

Muhtemelen bir dünya kişinin aklına gelmiş, Twitter ve Facebook’ta da binlerce kişi yazmıştır. CHP İstanbul’u kaybedebilir, zaten uzun zamandır hep kaybediyordu. Ama galiba alt yapıdan yeni bir yıldız siyasetçi, yeni bir lider adayı kazanmış durumda. Genç, özgüvenli, güler yüzlü, beden dili ve konuşma üslubu uyumlu, güven telkin eden bir ışığa sahip ve belki de en önemlisi karizmatik olmak için ciddi görünmek gerekmediğinin canlı kanıtı. Meydanların büyüsüne ve belagatin şehvetine kapılan Muharrem İnce’nin “onu da isterim, bunu da isterim, istemediklerimi de yan cebime koyun” histerisine tutulacak gibi de görünmüyor. İmamoğlu, Bay Erdoğan için “Allah’ın bilmem kaçıncı lütfu” olan İnce’den hayli farklı bir üsluba sahip. Saldırmıyor, kavgaRead More →

1/İçinde hizmet, vatan, millet, ümmet, bayrak, yerli, milli ve beka kelimelerinden biri ya da bir kaçı geçen cümlelere dikkat etmelisiniz. Muhtemelen farkındalığınızın ayarlarıyla oynanıyordur. Bu kavramların her birine yüklenen anlamın ağırlığı, aklımızı bloke etmeye yeterli olduğu için, zihin kontrolüne ihtiyaç duyanların şarjöründe (gerektiğinde iki kaşımızın ortasına sıkılmak üzere) mermi niyetine bolca bulundurulduğunu bilmelisiniz. 2/İçinde bu kavramlar geçen cümleleri kuranların kim olduklarına dikkat etmelisiniz. Son kullanıcı sokaktaki, kahvedeki vatandaş ise muhtemelen doğru olduğuna inandırıldığı şeylerden söz ediyordur. İnanıyor olması inandıklarının ve söylediklerinin doğru olduğu anlamına gelmese de, muhatap olduğunuz zihnin kayıp olduğu gerçeğini teyid etmektedir. Fark yaratma yetenekleri iğdiş edilmiş, böylelikle benzerleri arasında görünmez, fark edilmezRead More →

Teknoloji çağının ve Endüstri 4.0 döneminin baş fetvacısı Hayrettin Karaman, büyük bölümüne katıldığım yazısında şöyle yazmış; “İslam tarihi boyunca bütün ulemaya bugün de İslâmî ilimler alanında çalışan Müslümanların kahir ekseriyetine göre İslam ile laiklik bağdaşmaz” Doğrudur ve bağdaşır diyenler yanılıyorlar Gerçek şudur; Özelde islam, genelde semavi dinlerin hiçbiri, laiklik ile bağdaşmaz. Ama laiklik, islam ve diğer bütün dinlerle bağdaşır. Dinler laik seküler bir yaşama izin vermez. Çünkü o hayatın her alanını zaten düzenlenmiştir ve başka bir düzenleyiciye dini bir sistem içerisinde yer yoktur. Ayrıca dinin doğruları, doğası gereği tartışmaya açık değildir. Kaynağı vahiy olan kuralların yaygınlaştırılması, anlatılması ve uyulmasının sağlanması, ödülü cennet olan kutsal birRead More →

Geçmiş dönem İl valilerimizden biri. Hastalık derecesinde fanatik FB’li. Şimdi olduğu gibi o zamanlarda da Fenerbahçe sürünüyor olsa bile her koşulda bizi (GS)yenmeye devam ederdi. Her Fener maçından sonraki gün cep telefonum çalar, ekranda Valiliğin sabit numarasını görünce açmazdım. Ne çare 3 dakika sonra sekreter telaşla “vali bey arıyor” derdi. Önce kahkahası sonra keyiften her zamankinden daha gür bir sesle “nassı koduk ama” diye soran sesi gelirdi. Ardından bu cümle için ara verdiği kahkahasını tamamlardı.  ‘Ama olmuyor böyle sayın valim?’ ‘Neden olmuyor, bak oldu dün akşam gayet iyi koduk’ ‘Yarın biz yensek?’ ‘Rüyanda anca rüyanda’ ‘Ya yapsak?’ ‘E kırkta bir olsun ne olacak ki?’ ‘ArayıpRead More →

Biz bir gece ansızın gelebiliriz demeye devam ederken abd bir anda ansızın Suriye’den çıkıyoruz dedi ve askerlerini çekmeye başladı. Bu alışılagelmiş bir durum olmamakla beraber bölgedeki Kürtler için tarihin tekerrürü olarak tanımlanabilir. ABDnin bu karardan önce kimlerle hangi anlaşmalar yaptığını bilmemiz mümkün değil. Hiç şüphesiz bir akşam rüya görüp sabahında Suriye’den çıkma kararı alınmamıştır. Ancak bu anlaşmanın Türkiye ile olduğu konusunda endişelerim var. Çünkü bölgede 70.000 kişilik bir ordu kuran ve bunlara ağır silahlarla donatılan ABD’nin bizimle bir anlaşma yapıp bölgeden çekilmesi akla yakın durmuyor. Bu çekilme kararını bölgeden çok kime yarayacağı sorusunun cevaplarına bakmak lazım! Kim kazandı? Sıralamak gerekirse; 1- Suriye ve Esat 2-Read More →